|
Sersemler, akıllıların yedi yılda cevaplayamayacağı soruları bir günde sorarlar. İki kulağa karşı bir dil; çok dinleyip az konuşalım diye. Konuşacak zeka, susacak akıl sahibi olmak. Bir çivi yüzünden bir nal,bir nal yüzünden bir at, bir at yüzünden bir atlı gidiverir. Güzel bir şey her zaman iyi değildir; ama iyi bir şey her zaman güzeldir. Çınar ağacı denilince herkes odun toplamaya başlar. Adaletin kuvvetli, kuvvetlilerin de adil olması gerekir. Ülkeler kılıçla alınır ama adaletle yönetilir. Sen doğru bildiğini yap isterse dünya yansın. Kimseden korkmayan kişi herkesi korkutacak kadar güçlüdür. Tanrı dolu ellere değil, temiz ellere bakar. Doğruluk sonsuzluğun güneşidir, nasıl olsa doğar. Kör satıcının kör alıcısı olur. Tilkinin yüz masalı varmış, doksan dokuzu tavuk üzerine. Ölümden niçin korkayım?Ben varken o yok, o varken ben yokum. Boş bir çuval için dik durmak zordur. Boş fıçı çok ses çıkarır. Kendi geleceğimizi hazırlar, sonra da kader deriz. Ağzında bal olan arının kuyruğunda da iğnesi vardır. Ancak kendi kendine idare edebilen insan hürdür. Bazı horozlar güneşin onların yüzünden doğduklarını sanırlar. Az rüzgar ateşi körükler, çoğu söndürür. Her istediğini söyleyen istemediğini işitir. En kötü barış haklı savaştan daha iyidir. Yıpranmak paslanmaktan iyidir. Aşağıda olan düşmekten korkmaz. Korkaklar ecelleri gelmeden birkaç kez ölür, cesurlar sadece bir kez ölür. Asılan hırsız değil, yakalanandır. Ölüm; bazen bir ceza, bazen armağan, bazen de iyilik olur. Suçu toplum hazırlar, suçlu işler. Doğduğunda sen ağlarken herkes gülüyordu; öyle bir ömür geçir ki; öldüğünde herkes ağlasın ama sen mutlulukla gülümse. Malını kaybeden bir şey kaybetmiştir, sağlığını kaybeden çok şey kaybetmiştir, haysiyetini kaybeden her şeyini kaybetmiştir. İnsanlar dünyada çabuk yükselene değer verirler ama hiçbir şey toz ve tüy kadar çabuk yükselemez. Yukarı çıkarken bastığın dalları kırmamaya dikkat et, inerken onlara ihtiyacın olacak. Hiçbir şey zor değildir, yalnız onu ufak parçalara bölmesini bilelim. İnsanlar din hakkında yazarlar, savaşırlar, ölürler ama din için yaşamayı bilmezler. Göğün her yerde mavi olduğunu anlamak için dünyayı dolaşmak gerekmez. Herkesin üç kişiliği vardır; ortaya çıkardığı, sahip olduğu, sahip olduğunu sandığı. Küçük kıvılcımlardan büyük yangınlar çıkar. Ölüm hiçbir şeydir, asıl şerefsiz yaşamak her gün ölmektir. İlim ile beslenmeyen beyin, kedinin bile yemediği et parçasıdır. Rüzgarın yönünü değiştiremediğin zaman, yelkenlerini rüzgara göre ayarla. Öyle bir vefasız yare düştüm ki, Merhamet bilmiyor, sevmek bilmiyor. Haykırdım yıllarca ona aşkımı, Duymak istemiyor, beni görmüyor.
Aşk çemberi sardı dört bir yanımı, Duymayan kalmadı bu feryadımı, Bu gidişle bu aşk beni öldürür, Kuluna bırakma gel al canımı.
Tanrım senden başka kimim var benim? Şikayet etmeye kime gideyim?
Kuluna kul oldum severek taptım, Gel gör Tanrım beni bak ne haldeyim.
|
|